<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Yaşlanan Nüfusun Sosyal Güvenlik Sistemine Yansımaları: OECD Ülkelerinde Sağlık Sigortası Harcamaları Üzerinden Kümeleme Temelli Bir Değerlendirme

dc.contributor.authorAras, İlknur Arslan
dc.date.accessioned2026-10-09T21:16:51Z
dc.date.issued2026
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractKüresel ölçekte hızla yaşlanan nüfus yapısı, sağlık sistemleri ve sosyal güvenlik mekanizmaları üzerinde artan bir mali baskı yaratmaktadır. Bu durum, özellikle iş gücü piyasasında daralma ve sağlık harcamalarında artış gibi sonuçlar doğurarak sosyal sigorta sistemlerinin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Dolayısıyla yaşlanma dinamiklerinin, sağlık finansmanı ve sosyal güvenlik üzerindeki etkilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi, sağlık yönetimi açısından stratejik bir gereklilik haline gelmiştir. Bu çalışma, yaşlanan nüfusun ve azalan genç iş gücünün sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkilerini OECD ülkeleri özelinde sağlık sigortası harcamaları perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada kişi başı sağlık sigortası harcaması, 65 yaş üstü nüfus oranı, cepten sağlık harcamalarının GSYH’ye oranı, gönüllü özel sağlık sigortası kapsamı ve kalça protezi ameliyatı sıklığı gibi beş temel değişken kullanılmıştır. Veri seti, 2015–2022 yılları arasındaki en güncel OECD ülke verilerini kapsamaktadır. İlk aşamada değişkenler arası ilişkiler Pearson korelasyon analizi ile değerlendirilmiş; ardından kişi başına sigorta harcamasına göre ülkeler hiyerarşik ve K-ortalama (K-means) kümeleme analizleriyle sınıflandırılmıştır. Bulgular, yüksek kamu sigortası harcaması olan ülkelerde cepten ödeme oranlarının ve yaşlılığa özgü cerrahi sıklığının daha düşük olduğunu; buna karşılık cepten ödeme oranı arttıkça kalça protezi ameliyatlarının da arttığını göstermektedir. Türkiye, düşük sigorta harcaması düzeyine rağmen OECD ülkeleri arasında en düşük cepten ödeme oranına sahip ülkelerden biri olarak dikkat çekmektedir. Çalışma sonuçları, sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğinin yalnızca demografik yapı ile değil, aynı zamanda finansman kapasitesi, sigorta kapsamı ve hizmet sunum stratejileriyle şekillendiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, verilerin ülke düzeyinde olması, nedensel analize olanak tanımaması ve değişken sayısının sınırlı olması çalışmanın başlıca kısıtları arasındadır. Bu yönüyle araştırma, yaşlanan toplumlar bağlamında sosyal güvenlik politikalarının yeniden yapılandırılmasına katkı sağlayabilecek karşılaştırmalı bir perspektif sunmaktadır.
dc.identifier.doi10.21441/sosyalguvence.1690794
dc.identifier.endpage2062
dc.identifier.issn2146-5649
dc.identifier.issn2687-332X
dc.identifier.issue29
dc.identifier.startpage2043
dc.identifier.trdizinid1381827
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.21441/sosyalguvence.1690794
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1381827
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/853
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofSosyal Güvence
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectNüfus İstatistikleri Bilimi
dc.subjectSağlık Politikaları ve Hizmetleri
dc.titleYaşlanan Nüfusun Sosyal Güvenlik Sistemine Yansımaları: OECD Ülkelerinde Sağlık Sigortası Harcamaları Üzerinden Kümeleme Temelli Bir Değerlendirme
dc.typeArticle

Files