<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Yeni Tanılı, Genç Hipertansif Hastalarda Depresyon- Anksiyete Yatkınlığının Hipertansiyonla İlişkisi

dc.contributor.authorKuzeytemiz, Mustafa
dc.contributor.authorKanat, Bilgen Bicer
dc.date.accessioned2026-10-09T21:16:30Z
dc.date.issued2022
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Hipertansiyon (HT) başta kardiyovasküler hastalıklar olmak üzere, serebrovasküler, renal ve çeşitli vasküler hastalıklar için çok önemli bir risk faktörüdür. Erişkin dünya nüfusunun neredeyse 1/3 nde görülmektedir ve insidansı giderek artmaktadır. HT nun %95 i esansiyeldir ve etiyolojide çok çeşitli nedenler üzerinde durulmaktadır. Depresyon başta olmak üzere psikolojik stres yapan durumlar; aralarındaki ilişki net olmamakla beraber HT için risk faktörü olarak görülmüştür. Özellikle genç hastalarda; uzun süre HT ile beraber yaşayacakları için, erken tanı ve tedavi önemlidir. Tedavide predispozan faktörler de dikkate alınmalıdır. Gençlerde sempatik aktivite artışına denen olan anksiyete ve depresyon HT için bir tetikleyici olabilir. Bu çalışmada, yeni tanılı genç hipertansif hastalarda, depresyon- anksiyete yatkınlığını araştırmak istedik. Çıkacak sonuca göre HT tedavisinde yeni önerilerde bulunabileceğimizi düşündük. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya yeni HT tanısı almış 45 yaş altı 175 hasta ile 45 yaş altı herhangi bir sağlık sorunu olmayan 125 kişi kontrol grubu olarak alındı. Sekonder nedenli HT tanısı olanlar ve koroner arter hastalığı (KAH), diabetes mellitus (DM),kronik renal yetmezlik (KRY), konjestif kalp yetmezliği (KKY) kronik hastalığı olanlar çalışmadan dışlandı. Herkese rutin laboratuvar testleri yapıldı. Hastane Depresyon Anksiyete Skalası (HDAS) ile test yapıldı. Bu testte hem anksiyete hem de depresyon için; 0-7 puan arası normal, 8-10 puan arası sınırda, 11 puanın üstü ise anormal olarak kabul edildi. Bulgular: Sonuçlar değerlendirildiğinde , yaş, cinsiyet, rutin biyokimyasal testlerde , gruplar arasında fark yoktu. HT grubunda hem depresyon hem de anksiyete skalası anlamlı olarak yüksek bulundu. Genç hipertansif hastalarda HT ile depresyon- anksiyetenin sıklıkla birlikte olduğu görüldü. Sonuç: Bu durumda, yen HT tanısı koyduğumuz genç hastaların psikolojik stres durumlarını mutlaka irdelememiz gerekir. Yüksek oranda depresyon ve anksiyete düşündüğümüz hastaları psikolojik destek ve tedavi için yönlendirmemiz uygun olur. Psikolojik sorunlar tedavi edilince belki de antihipertansif tedavi gerekmeden HT düzelebilir. Böylece HT tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirebiliriz
dc.identifier.doi10.18663/tjcl.873503
dc.identifier.endpage181
dc.identifier.issn2149-8296
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage176
dc.identifier.trdizinid1110326
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.18663/tjcl.873503
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1110326
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/826
dc.identifier.volume13
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isoen
dc.relation.ispartofTurkish Journal of Clinics and Laboratory
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectKalp ve Kalp Damar Sistemi
dc.subjectPsikoloji
dc.titleYeni Tanılı, Genç Hipertansif Hastalarda Depresyon- Anksiyete Yatkınlığının Hipertansiyonla İlişkisi
dc.title.alternativeThe Relationship Of Depression-Anxiety Inspection And Hypertension In Newly Diagnosed Young Hypertensive Patients
dc.typeArticle

Files