<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Aortik sertliğin primer perkütan koroner girişim sonrasında elektrokardiyografik reperfüzyon üzerine etkisi

dc.contributor.authorYeter, Ekrem
dc.contributor.authorTüfekçioğlu, Omaç
dc.contributor.authorUygur, Belma
dc.contributor.authorKarakaş, Mehmet Fatih
dc.contributor.authorÇimen, Tolga
dc.contributor.authorYıldız, Abdulkadir
dc.contributor.authorArslantaş, Uğur
dc.date.accessioned2026-10-09T21:32:29Z
dc.date.issued2012
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Aortik sertlik iyi bilinen bir vasküler yaşlanma göstergesidir ve koroner ateroskleroz ile ilişkisi bilinmektedir. Ancak aortik sertliğin miyokart enfarktüsü sonrası sol ventrikül üzerine etkisi hakkında elimizde yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu çalışmamızda aortik sertliğin, ST yükselmeli miyokart enfarktüsünde (STYMİ) primer perkütan koroner girişim(PKG) sonrası elektrokardiyografik reperfüzyon ve enfarkt genişliği üzerine etkisini incelemeyi planladık. Yöntem: STYMİ tanısıyla PKG yapılan 71 hastanın işlemden hemen sonra çekilen EKG'lerinde total ST rezolüsyonuna bakılmıştır. Hastaların işlem sonrası 48-72. saatlerinde ekokardiyografileri yapılmış ve aortik çaplar ile arteriyel tansiyon ölçümleri kullanılarak aortik sertlik parametreleri elde edilmiştir. Ejeksiyon fraksiyon(EF) değerleri biplane modifiye simpson metodu ile ortalama alınarak saptanmıştır. Enfarkt alanı göstergesi olarak pik CK-MB değerleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda PKG sonrası elektrokardiyografik olarak başarılı reperfüzyon saptanan hastalarda aortik esneklik parametreleri daha yüksek (aortik strain için % 5,63 vs % 4,7, p=0,043; aortik distensibilite için 3,35 vs 2,51, p=0,027) ve pik CK-MB değerleri daha düşük saptanmıştır (144±22 mg/dl vs 239±44 mg/dl, p<0,001). Ayrıca sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu da (SVEF) düşük aortik sertlikle ilişkili saptanmıştır(Rho: p=0,018). Sonuç: Çalışmamızda, PKG uygulanan STYMİ hastalarında artmış aortik sertliğin, daha kötü elektrokardiyografik reperfüzyon ve daha büyük enfarkt alanları ile ilişkili olduğu bulundu. Bu durum miyokart enfarktüsü sonrası yeniden yapılanma gelişiminde bir role sahip olabilir.
dc.identifier.endpage97
dc.identifier.issn2602-3741
dc.identifier.issue3
dc.identifier.startpage92
dc.identifier.trdizinid230575
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/230575
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/2354
dc.identifier.volume22
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofGenel Tıp Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectTıbbi Araştırmalar Deneysel
dc.subjectGenel ve Dahili Tıp
dc.subjectPatoloji
dc.subjectKalp ve Kalp Damar Sistemi
dc.titleAortik sertliğin primer perkütan koroner girişim sonrasında elektrokardiyografik reperfüzyon üzerine etkisi
dc.typeArticle

Files