<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Birinci ve İkinci Trimester Tarama Testlerinde Kullanılan Biyokimyasal Belirteçlerin Kötü Obstetrik Sonuçlarla İlişkisi

dc.contributor.authorÇağlar, Ali Turhan
dc.contributor.authorCellek, Merve
dc.date.accessioned2026-10-09T21:18:27Z
dc.date.issued2022
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Fetal anöploidi tarama testleri biyokimyasal belirteçlerinin değerleri ile olumsuz maternal ve fetal sonuçların ilişkisinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Gebe polikliniğine ikili ve üçlü test için başvuran, çalışma kriterlerine uyan 503 gebe çalışmaya alındı. Anöploidi taraması serum belirteçleri ile kötü obstetrik sonuçlar ve yenidoğan sonuçları arasındaki ilişki araştırıldı. Regresyon analizinde düzeltilmiş odds oranı, %95 güven aralığı ve p-değerleri her bir belirteç için bulundu. Bulgular: Gebelikle ilişkili plazma protein-A Multiple of the Median (MoM) değeri preeklampsi/gestasyonel hipertansiyon izlenen gebelerde anlamlı olarak düşük izlenmiştir (0,63 vs 0,89, p=0,014). Yüksek serbest beta insan koryonik gonadotropin (hCG) MoM değerleri olan olguların intrauterin gelişme geriliği riski yüksektir (p=0,029). Alfa fetoprotein (AFP) MoM değerleri 10. persantil ve altında olan gebelerde 24. hafta ve sonrasında fetal kayıp riski 9 kat fazla bulunmuştur (p=0,036). Yüksek AFP değerlerinde ise düşük doğum ağırlığı oranları 5 kat yüksek olarak saptanmıştır (p=0,023). İkinci trimesterde düşük hCG değerlerinde intrauterin gelişme geriliği riski artmaktayken (p=0,011), yüksek hCG değerlerinde gebelikle indüklenen hipertansif hastalıkların riskinin belirgin olarak arttığı saptanmıştır (p=0,001). Ayrıca yüksek hCG saptandığında ablasyo plasenta riski de oldukça yüksek bulunmuştur (p=0,023). Düşük unkonjuge estriol (uE3) değerlerinde preeklampsi/gestasyonel hipertansiyon ve düşük doğum ağırlığı riskinin arttığı gözlenmiştir, uE3 değerleri düştükçe bu ilişki kuvvetlenmektedir. Yüksek hCG (%31 vs %6, p<0,001) ve düşük uE3 (%16,3 vs %6,2, p=0,025) değerlerinde yenidoğan yoğun bakım ihtiyacının arttığı görülmüştür. uE3’ün 10. persantil ve altında olduğu değerlerde doğum haftasının daha küçük olduğu saptanmıştır (38,4 vs 39, p=0,038). Sonuç: Birinci ve ikinci trimester tarama testlerinde kullanılan belirteçlerin anormal değerleriyle kötü obstetrik sonuçlar arasında ilişki bulunmuştur. Gebeliğe bağlı hipertansif hastalıkları öngörmede en iyi belirtecin üçlü tarama hCG olduğu saptanmıştır.
dc.identifier.doi10.4274/atfm.galenos.2022.28199
dc.identifier.endpage294
dc.identifier.issn0365-8104
dc.identifier.issn1307-5608
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage286
dc.identifier.trdizinid1129066
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.4274/atfm.galenos.2022.28199
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/1129066
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/1039
dc.identifier.volume75
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofAnkara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectKadın Hastalıkları ve Doğum
dc.titleBirinci ve İkinci Trimester Tarama Testlerinde Kullanılan Biyokimyasal Belirteçlerin Kötü Obstetrik Sonuçlarla İlişkisi
dc.typeArticle

Files