<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Kadavradan Karaciğer Nakillerinde Postreperfüzyon Sendromu

dc.contributor.authorÖzgök, Ayşegül
dc.contributor.authorBostancı, Erdal Birol
dc.contributor.authorHaytural, Candan
dc.contributor.authorKoçulu, Rabia
dc.contributor.authorGüçlü, Çiğdem Yıldırım
dc.contributor.authorKaradeniz, Ümit
dc.contributor.authorKazanci, Dilek
dc.date.accessioned2026-10-09T21:27:41Z
dc.date.issued2016
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Kadavradan karaciğer nakil ameliyatlarında postreperfüzyon sendromu gelişimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve PRS'nin taburculuğa etkisinin araştırılmasıdır. Yöntemler: 2007-2013 yılları arasında kadavradan ortotopik karaciğer nakli yapılmış hastalar retrospektif tarandı. Hastaların dosyalarından intraoperatif anestezi bilgileri, yoğun bakım izlem formları, hastane çıkış epikrizleri incelendi. Bilgilerine tam ulaşılan 43 hasta çalışmaya dahil edildi. Reperfüzyon sonrası ilk 5 dakika içinde gelişen ve 1 dakika süre ile devam eden ortalama arter basıncındaki %30'dan fazla olan azalma ya da asistol gelişimi postreperfüzyon sendromu (PRS) olarak kabul edildi. Hastalar PRS gelişen ve geliş- meyen olarak 2 gruba ayrıldı. Bulgular: Kırk üç hastanın 25'inde (%58,1) PRS meydana geldiği görüldü. PRS gelişmeyen hastaların MELD skor ortalaması 16,9±3,2, PRS gelişenlerin MELD skor ortalaması 19,7±3,6 olarak hesaplandı. PRS gelişimi ile MELD skor yüksekliği arasında istatistiksel anlamlı ilişki saptandı (p=0,013). Reperfüzyon döneminin hemen öncesindeki dönemde ölçülen diyastolik kan basıncı PRS gelişen grupta PRS gelişmeyen gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düşük seyretti (p=0,023, 50±8'e karşı 58±11) Logistik regresyon analizinde MELD skoru ve reperfüzyon öncesi diyastolik kan basıncı düşüklüğü bağımsız ön gördürücü faktör olarak belirlendi. Sonuç: Çalışmamızda PRS oranını %58,1 olarak saptadık. PRS gelişimini etkileyen faktör olarak MELD skor yüksekliğini ve reperfüzyon öncesi diyastolik basınç düşüklüğü bağımsız etken olarak belirledik. Ortotopik karaciğer transplantasyonu sırasında PRS gelişimi anestezistler için oldukça önemlidir. PRS ile ilişkili önemli klinik faktörlerin bilinmesi bu sendromun önlenmeye çalışılması için stratejilerin karar verilmesine yardımcı olabilir.
dc.identifier.endpage133
dc.identifier.issn2667-677X
dc.identifier.issn2667-6370
dc.identifier.issue3
dc.identifier.startpage128
dc.identifier.trdizinid240392
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/240392
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/1880
dc.identifier.volume44
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTurkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectAnestezi
dc.subjectTransplantasyon
dc.titleKadavradan Karaciğer Nakillerinde Postreperfüzyon Sendromu
dc.typeArticle

Files