<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

QT dispersion in single-vessel coronary artery disease: Is there relation between QT dispersion and the diseased coronary artery or lesion localization?

dc.contributor.authorBalbay, Yücel
dc.contributor.authorTıkız, Hakan
dc.contributor.authorSoylu, Mustafa
dc.contributor.authorKeleş, Telat
dc.contributor.authorKütük, Emine
dc.contributor.authorTerzi, Tural
dc.contributor.authorDemir, Ahmet D.
dc.date.accessioned2026-10-09T21:39:44Z
dc.date.issued2000
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractİskemik ataklar veya akut miyokard infarktüsü sırasında QT dispersiyonunun (QTD) arttığı gösterilmiştir. Bununla birlikte, tutulan koroner arter ya da lezyon yerleşimi ile QTD arasında ilişki bulunup bulunmadığı konusunda yeterli bilgi yoktur. Bu çalışmada, izole tek damar hastalığı saptanan ve daha önceden miyokard infarktüsü bulunmayan hastalarda, QTD ile damar tutulumu ya da lezyon yerleşimi arasındaki ilişki egzersiz stres testi (EST) ile araştırılmıştır. Çalışmaya, KAH şüphesi nedeniyle önce EST, daha sonra koroner anjiyografi uygulanan ve koroner arterleri normal bulunan 53 birey ile tek damar hastalığı saptanan 119 hasta alınmıştır. QT ölçümleri her iki grupta test başlangıcı ve bitiminden 2 dakika sonraki dönemlerde (rec-2) yapılmıştır. Tek damar hastalığı olan gruplarda [sol ön inen arter (LAD), sirkumfleks arter (CX), sağ koroner arter (RCA)] dinlenim halindeki düzeltilmiş QT dispersiyonunun (QTcD) kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu gözlenmiştir (kontrol grubunda 33$\\pm$12 ms, LAD grubunda 49$\\pm$13 ms, CX grubunda 45$\\pm$10 ms ve RCA grubunda 44$\\pm$11 ms, p<0.05). Rec-2 döneminde yapılan ölçümlerde ise QTcD değerlerinin yine kontrol grubuna oranla anlamlı derecede yükselmiş olduğu (kontrol grubunda 38$\\pm$12 ms , LAD grubunda 68$\\pm$18 ms, CX grubunda 59$\\pm$17 ms ve RCA grubunda 61$\\pm$18 ms, p<0.005), bununla birlikte QTcD ile tutulan damar ya da lezyon yerleşimi arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı saptanmıştır. Ayrıca rec-2 dönemindeki QTD'ndaki artışlar ile ST segment depresyonu arasında yakın bir korelasyon olduğu da gözlenmiştir (r=0.706, p<0.001). Sonuç olarak, izole tek damar hastalıklarında tutulum gözlenen damara ya da proksimal ve distal yerleşime göre QTD artışının anlamlı bir farklılık göstermediği, tek damar hastalığı bulunan hastaların kontrol grubuna göre daha yüksek bazal QTD değerlerine sahip olduğu ve bu farkın egzersiz ile daha fazla arttığı gözlenmiştir. Bu bulgularımız, QT dispersiyonu üzerine koroner arter hastalığının yaygınlığı ve ciddiyetinden çok, bölgesel iskeminin etkili olduğunu savunan görüşleri desteklemektedir.
dc.identifier.endpage554
dc.identifier.issn1016-5169
dc.identifier.issn1308-4488
dc.identifier.issue9
dc.identifier.startpage548
dc.identifier.trdizinid12420
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/12420
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/3138
dc.identifier.volume28
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTürk Kardiyoloji Derneği Arşivi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectTıbbi Araştırmalar Deneysel
dc.subjectGenel ve Dahili Tıp
dc.subjectKalp ve Kalp Damar Sistemi
dc.titleQT dispersion in single-vessel coronary artery disease: Is there relation between QT dispersion and the diseased coronary artery or lesion localization?
dc.typeArticle

Files