<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Kinezyofobinin Cerrahi Sürece Etkisi ve Hemşirelik Yönetimi

dc.contributor.authorÜnsal, Nimet
dc.contributor.authorKersu, Özlem
dc.date.accessioned2026-10-09T21:02:21Z
dc.date.issued2026
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractGiriş: Erken mobilizasyon, cerrahi hastalarının iyileşme sürecini destekleyen kanıta dayalı uygulamalar arasında yer alır. Erken ambulasyon ile kas atrofisiyle mücadele etmeyi, dolaşımı iyileştirmeyi, genel iyileşme sürecini hızlandırmayı ve uzun süreli yatak istirahatiyle ilişkili riskleri en aza indirmek amaçlanmaktadır. Bazı nedenler mobilizasyon protokollerine uyulmasında engel oluşturabilmektedir. Bunlar; sağlık personeli kaynaklı nedenler, hasta kaynaklı nedenler ve ekipman eksikliği, kateter, dren, sonda takılması gibi invaziv girişimlerin varlığına bağlı çevresel faktörler olarak sınıflandırılabilmektedir. Ağrı ve düşme korkusu, mobilizasyonu engelleyen hasta kaynaklı nedenler arasında yer almaktadır. Ağrı ya da yaralanma korkusu nedeniyle fiziksel hareketten kaçınma olarak tanımlanan kinezyofobi, postoperatif süreçte hastaların mobilizasyonunu engelleyen ve iyileşme sürecini olumsuz etkileyen önemli bir faktördür. Kinezyofobinin gelişiminde korkunun yanı sıra bireyin ağrı ve yaralanmayı nasıl yorumladığı da önemlidir. Ağrı deneyimi olan bir birey ağrıyı, kötü, acı verici, tehlikeli ve olumsuz olarak yorumladığında, başka bir ağrı deneyimini de olumsuz olarak yorumlama eğilimi artabilir. Ağrının şiddeti arttıkça birey daha fazla korkudan kaçınma davranışı göstererek ağrının yıkıcı etkisini azaltmaya çalışacaktır. Ameliyat sonrası ağrı yönetimi ve kontrolü, derin solunum egzersizleri ve erken mobilizasyon ile desteklenen hastalarda daha az komplikasyon gelişmektedir. Erken mobilizasyon ile oluşabilecek komplikasyonları önlemede ve erken ambulasyonun sağlanması konusunda hemşire önemli rol ve sorumluluklar üstlenir. Ameliyat sonrası dönemde kinezyofobiye ilişkin hemşirelik bakımı kinezyofobinin varlığının araştırılması, uygun ölçeklerin kullanımı ile kinezyofobi düzeyinin belirlenmesi, kinezyofobiyi etkileyen faktörlerin incelenmesi, bilişsel-davranışçı terapi uygulanması girişimlerini içermektedir. Sonuç: Multidisipliner bir yaklaşımla hastaya uygun ağrı yönetimi, fiziksel aktivitelerin gerçekleştirilmesi, hareketsizliğe bağlı gelişebilecek komplikasyonların önlenmesi, uyku ve dinlenmenin sağlanması, yaralanma riskinin azaltılması, baş etme ve stres toleransının artırılmasına yönelik hemşirelik girişimlerinin uygulanmasıdır.
dc.identifier.dergiparkid1746553
dc.identifier.issn2717-8439
dc.identifier.issn2717-9257
dc.identifier.issueEk Sayı 1
dc.identifier.orcid0009-0008-1326-1193
dc.identifier.orcid0000-0003-3592-2892
dc.identifier.startpage5
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/321
dc.identifier.volume6
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofYüksek İhtisas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
dc.relation.publicationcategoryKonferans Öğesi - Ulusal - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_DergiPark_20260922
dc.subjectKinezyofobi
dc.subjecthareket korkusu
dc.subjectmobilizasyon
dc.subjectağrı
dc.titleKinezyofobinin Cerrahi Sürece Etkisi ve Hemşirelik Yönetimi
dc.typeConference Object

Files