<link rel="stylesheet" href="styles.f3b1fba60ec7970c.css">

Aort koarktasyonu cerrahi tedavisi: Yirmi yıllık deneyim

dc.contributor.authorİzgi, Akın
dc.contributor.authorAntal, Arzu
dc.contributor.authorArdal, Hasan
dc.contributor.authorAkıncı, Esat
dc.contributor.authorYakut, Cevat
dc.contributor.authorBalkanay, Mehmet
dc.contributor.authorİpek, Gökhan
dc.date.accessioned2026-10-09T21:37:37Z
dc.date.issued2006
dc.departmentYüksek İhtisas Üniversitesi
dc.description.abstractAmaç: Bu çalışmada aort koarktasyonu nedeniyle ameliyat edilmiş hastaların cerrahi tedavi şekilleri ile erken ve geç dönem takip sonuçları incelendi. Çalışma planı: 1985 ile 2004 yılları arasında 75 hasta (27 kadın, 48 erkek; ort. yaş 21.05±11.9; dağılım 2 ay-54 yıl) aort koarktasyonu tanısıyla ameliyat edildi. Yedi hasta (%9) infantil dönemdeyken, 40 yaş ve üzeri altı hasta (%8) bulunmaktaydı. En sık başvuru yakınması halsizlikti. En sık rastlanan ek kardiyak patoloji (12 hasta) aort kapakla ilgiliydi. Kırk bir hastada (%54) teflon yamayla greft aortoplasti, 28 hastada (%37) tübüler PTFE greftle bypass, bir hastada (%1.3) PTFE tübüler greft interpozisyonu, beş hastada (%6.6) rezeksiyon ve uç uca anastomoz yöntemleri kullanıldı. Hastaların 12'sinde posterior duvardaki membran rezeksiyonu yapıldı. Bulgular: İki hastada (%2.6) erken, iki hastada (%2.6) geç mortalite gözlendi. İki hastada enfeksiyon nedeniyle yara iyileşmesi gecikti. Bir hastada şilotoraks, bir hastada pnömotoraks gelişimi oldu. İki hasta anastomoz yerinde kanama nedeniyle revizyona alındı. Bir hasta rekoarktasyon nedeniyle dört yıl sonra tekrar ameliyat edildi. Hastanede kalış süresi ortalama 7.53±5.83 gün, takip süresi 62.31±53.96 hasta-ayı olarak bulundu. Ameliyat öncesi dönemde 57 hastada (%76) hipertansiyon varken, ameliyat sonrası dönemde sadece 10 hastada (%13) tedavi gerektiren hipertansiyon saptandı. Sonuç: Ülkemizde aort koarktasyonu nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastaların yaş ortalamasının yüksek olduğu gözlenmektedir. İleri yaşta olmanın aort koarktasyonu cerrahi tedavisinde önemli sorun oluşturmadığını ve bu hastaların cerrahiden fayda gördüğünü düşünmekteyiz. Ancak cerrahi girişim sonrası geç dönemde gelişebilecek komplikasyonlar yönünden bu hastalar düzenli kontrol altında olmalıdırlar.
dc.identifier.endpage121
dc.identifier.issn1301-5680
dc.identifier.issn2149-8156
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage117
dc.identifier.trdizinid62688
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/62688
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12794/2895
dc.identifier.volume14
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofTürk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR-Dizin_20260922
dc.subjectGenel ve Dahili Tıp
dc.subjectSağlık Bilimleri ve Hizmetleri
dc.subjectKalp ve Kalp Damar Sistemi
dc.titleAort koarktasyonu cerrahi tedavisi: Yirmi yıllık deneyim
dc.typeArticle

Files